El sanatlarımız





EL SANATLARI
1 )DOKUMA TÜRÜ EL SANATLARI
Ahşap malzeme bakımından zengin olan bölgemizde halk kendi ihtiyacı
olan bazı ev eşyalarını sepetler, iskemleler, beşikler, kaşık, külek, gel-der,
fıçı, yayık, su kapları, çöten, tekir (serander), ahşap evler, damlar (merekler)
vs. gibi oyma sanatına fazla yer verilmemekle birlikte gönye sızdırmazlık ve
sağlamlığa fazlaca özen gösterilerek yöresel ustalar tarafından yapılır.
Ev içindeki tütüncelik kemerleri, evlerin dış duvarları, çayır tamları kemer
köprü ve çeşmeler camiler, değirmenler vs. gibi yapılara büyük önem
verilmektedir. Son yıllarda bu yapılar beton binalara ve köprülere yerini
bırakmak üzeredir.
Günümüzde hediyelik eşya tarzında da olsa yapılmaya devam edilmektedir. Bunlar:
DIRMAÇ: Yün ya da or-landan dokunan 5-7 cm
eninde 2,5-3 m boyunda kırmızı, siyah, beyaz, sarı renklerin bolca kullanıldığı
yük taşıma ipidir.
YÖREK BAĞI: 3-4 cm eninde 2-3 cm boyunda
dırmaç özelliğinde dokunur.
BEŞİK DASTARI: 2,5 * 2,5 m ebatında dokunur. Bolca
renkli düğmeler boncuklar ve yılan başı denilen süs takılarıyla süslenir.DASTAR
(ÇUL): 30-40 cm eninde 4-6 m boyunda uzun parçalar dokunduktan sonra kilim veya
battaniye ölçülerinde birleştirilerek kullanılır.
DASTAR (ÇUL): 30-40 cm eninde 4-6 m boyunda uzun
parçalar dokunduktan sonra kilim veya battaniye ölçülerinde birleştirilerek
kullanılır.
ZENBİL: Ağzı bağcıklı sırt çantası yük
taşımak için kullanılır. Daha küçükleri ağzı düz kola takılan ve çok sayıda
püsküllerle bezenerek yapılır. Püsküllü çantalar küçük eşyaları taşımak için
hazırlanır.
ALAÇO-RAP: Folklorik kıyafetlerden olup
değişik renk ve desenlerde dokunur. Tek renk dokunanlara "yün çorabı" denir.
Keçi kılından örülenlere ça-pur çorap-kıl çorabı denir.
2 )AHŞAP EL SANATLARI
İlk akla gelen ev, merek ve serander (tekir) mazu gibi yapıların dam
örtülerinin yapımında kullanılmasıdır. Budaksız çam ağaçlarının güdüklerinin
yarılmasıyla elde edilen hartama çekme işlemleridir.
YAYIK: Yoğurt veya kaymaktan yağ elde etmek
için silindir şeklindeki ahşaptan yapılan mutfak kabıdır, iki tarafından ip
bağlanıp tavana asılır ve içerisine konulan mahsul çalkalanır ve üst kısmındaki
ağız boşluğundan dökülerek alınır.
KÜLEK: Silindir şeklinde yapılır ve bir
tarafı açıktır. Sıvı madde koymaya yarar. Seyyar kapağı bulunur.
GOT: Mısır, buğday, fasulye gibi ürünleri ölçmeye
yarayan silindir şeklinde olup, 6 veya 8 okkalık yapılmaktadır.
SEDİR VE SEKMEN: Düz bir ranzadır. Üzerine
yatak serilerek yatılır veya oturulur. Ahşap tahtadan çakılarak oturmak için
sekmen (oturak) yapılır.
ÇÖTEN: Genellikle çit şeklinde örülmüş
mısır saklamak için yapılmış bir depodur. Dört köşeli olanları da vardır. Üst
kısımları hartama veya teneke ile örtülür. Alt kısmından mısır almak için kapağı
bulu-nur.
EL DEĞİRMENİ: Yuvarlak iki taşı mevcut olup
alttaki taş sabit üstteki taş çevrilerek çorbalık öğütülür. Dış kısmına ahşap
koruma geçirilir.
3 )BAKIR EL SANATLARI
Bakır işletmeciliği genellikle mutfak eşyaları yapımında kullanılır.
Düz saç halinde alınan bakır elde ekme- sıvazlama- yayma vs. gibi verilecek
şekle göre bazı bakır dövüldükçe sertleştiğinden odun kömürü yakılan ocaklarda
tavlanarak suda soğutulması sonucu yumuşaması sağlanır ve istenilen şekil
verilince işlem tamamlanır. Kulp takma ve varsa diğer parçaları sarı kaynağı ile
birleştirilerek son şekli verilir. Kolaylama işlemi bittikten sonra kullanılmaya
hazır hale getirilir. Bakır kaplarda pişirilen yemeğin lezzetinin diğerlerinden
daha iyi olduğu kabul edilir.
DEMİRCİLİK:Demir işçiliğinde bölgede
kullanılan kapı anahtarından, ekmek sobasına tarım işlemealetlerinden marangoz
takımlarının demir aksamasına kadar bölgemizdeki ustalarca yapıldığını görülür.
Bu işçiliklerde sıcak demircilik fazla göze çarpar. Birleştirmelerde sıcak
kaynak ve perçinli birleştirmeler büyük bir maharetle yapılmakta iken son
yıllarda elektrik ve aksi-gaz kaynağı kullanılmaktadır.
DEĞİRMENLER:Değirmenler suyu yeterli olabilecek
akarsuların yakınlarına ve potansiyel enerji sağlanabilecek yükseklikteki
yerlere yapılır. Su pent denilen su akarlarından değirmenin üst kısmından cebri
borularla basınç oluşturularak alttaki çark çevrilir. Çarkta bağlı olan 110-120
cm ça-
pında ve 30-40 cm kalınlığındaki iki taştan üstteki taş çevrilir. Üst taşın orta
kısmı 10-15 cm çapında delik yapılır ve bunun üst kısmındaki öğütülerek zahra
(buğday, arpa gibi) malzemeyi koyma kabininin alt kısmında bir delik olup bu
delikli ipe bağlı bir takozla kapatılır. Bu kısmında taş üzerine bir titreşim
ileten çıta indirilir. Değirmenin üst taşı dönmeye başladı-ğ ı n d a malzemenin
altındaki ipe bağlı takoz çekilir ve tahıl titreşimin etkisiyle akmaya başlar.
Fazla
veya az olduğundan ayar kolu yukarıya kaldırılarak ayarlanır, işlem bittiğinde
çarkla dönen değirmen taşını ayıran ayak kaldırılır ve taşın dönmesi
durdurularak işlem tamamlanmış olur. Değirmenlerin kapı ve çevresinde bolca
hatıra yazı yazıldığı bir mesire yeri görünümü aldığı görülür. Değirmenler
kutsal yerlerden olduğu kabul edilir.Son yıllarda ulaşım zorluğundan dolayı
elektrik değirmenleri yapılmaya başlanmakla birlikte su değirmenlerinin
lezzetini vermediği iddia edilir.
Oy değirmen değirmen Delikli taşlanmışın Habu benim kaderim Kızılağaçtanmısın.
Değirmen döne döne Hep yedi dişesini El adama verümü Güzel Ayişesini
Oy değirmen değirmen Tenha yerde durursun Ne mutlu gözlerine Hergün güzel
görürsün
Döner değirmencüğü İçinde direcüğü Seni alan adamın Yanmazmı yürecüğü
4 )TEVEK/TOMAK
Hemen hemen her ailenin kenevir (kendir) yetiştirdiği eski
günlerde: halat-iplik, tevek donu, tevek entarisi, tevek şalvarı, ceketi,
pantolonu, iç çamaşırları ev dastarı vs. gibi hemen, hemen bir evin bütün
tekstil ihtiyaçları tevek-tokmak el dokumacılığı maharetiyle yapılırdı.
Kendirin tohumu mart ayında tarlaya ekilir, bitki tam olgunlaşır, pürçekleri
tütmeye başlayınca Ağustos ayında sökülür.
Soyma (ayıklama) işlemi bir tutam kendir (pır-mıt) alınır ve 20 adet pırmıt bir
bağ oluşturacak şekilde 3'lü veya 4'lü bağlar birbirine dikey şekilde
tutturularak kurumaya bırakılır.
Bir ay gibi bir zamanda kuruyan bağları, kendir soyma imecesi ile "havas" adı
verilen soyma işlemi yapılır, işe yaramayan soyulmuş sapa "güncü" denir.
Havaslar çuvallara doldurulur, tokmakla dövülmeye götürülerek pamuk
yumuşaklığına getirilir.
Ucu ince ve uzun olan kendir taraklarında tarandıktan sonra domuz kılından
yapılmış olan hırca (fırça) larda inceltilir. Sonra el tokmağı ile yapuğ açılır,
buna "süzme" denir.
Eğirmek için 25 cm uzunluğunda 5 cm kalınlığında örengeye sarılır. Tokanın
tepesine konulup eğecek ile eğilir. Ahşap eğeceğin alt kısmına dönmeyi
kolaylaştırmak için aşak denilen yuvarlak odun veya metal ağırlık takılır.
Kendir eği-rip eğecekte iplik haline gelir. Bu işlemler genellikle kış aylarında
yapılır. Eğeceğe sarılan kendir ipi kelep haline getirilir, 4-5 eğecekten bir
kelep kendir çıkar. Kelep işi bitince gumul üzerine dökülür. Bu işlem iplik tam
beyaz oluncaya kadar 3-5 gün devam ettirilir. Gumuldan çıkan kelep yıkanır ve
kuruması için serilir, kuruyunca toplanır.
TEVEK ÇEKME: 20 çift iplik bir çile, bir
tevek 8 çile 320 iplik lyılarak boyu 5 m dokununca 4 kulaç olacak şekilde
hazırlanır.
TEVEK DOKUMA: Tevek lyılır, iki zincir
edilir toplanır. 12 iplik üstte, 120 iplik altta olur küzüye takılır, tarağı
konulur ve dokumaya başlanır. Dokuma ipliğine argaç denir ki üstübü ipliği ile
dokunur, iplik masura geçirilir, maku-hu içerisine konulur gece-gündüz aylarca
devam edilir, tekrar ilkbahara kadar bu iş bitirilip, yine kendir ekilip aynı
işler yapılır.
TOKMAK: Çalışması tehlikeli olan bu atölyeler bol
suyu olan dere kenarlarında cebri borularla akıtılan basınçlı suların çarkı
çevirmesi sonucu çarkın yakınına 50 cm'lik el çakılır, el gübeli basar, dönünce
gübel yukarı kalkar, düşer kendire vurur. Gübelin her kalkış esnasında alttaki
kendir çevrilmesi gerekir. Bu işi yapan insanlar biraz çabuk ve uyanık hareket
etmek zorundadır. Kendir pamuk kıvamında incelediğinde değiştirilir.